Caliency.
Web Geliştirme

Web Sitesi Yaptırma Fiyatları 2026: Ne Kadar Tutar?

Aynı siteye neden beş kat farklı teklif geliyor, hiçbir yapım fiyatının içinde olmayan kalemler ve siz hiçbir şey değiştirmeseniz de işleyen bakım maliyeti.

C

Caliency

12 dk okuma
Mint yeşili zeminde 3B illüstrasyon: dimdik duran boş bir tarayıcı penceresi, yanında sarkan bir fiyat etiketi ve önünde dağılmış madeni paralar.

"Web sitesi ne kadar tutar" sorusunun dürüst cevabı, uygulamadakiyle aynı: neredeyse tamamen kapsama bağlıdır — ve kapsam, çoğu kişi bu soruyu sorduğunda henüz oturmamış olan şeydir.

Bulacağınız hemen her fiyat rehberinin size rakam yerine aralık vermesinin sebebi bu. O aralıkların neden bu kadar geniş olduğunu da açıkça söylemekte fayda var: yayımlayanlar size sonradan teklif verecek. Beş kat açıklığa sahip bir aralık, yazarını hiçbir şeye bağlamaz.

Biz farklı yapıyoruz ve bu yazıyı aralık vermeden yazabilmemizin tek sebebi bu. Caliency, web sitesi yaptırma sayfasında tanımlı kapsamlar için sabit fiyat yayımlıyor. Dolayısıyla bu rehber, piyasa ortalaması uydurmak yerine daha yararlı olanı yapıyor: rakamı gerçekte neyin oynattığını, hiçbir yapım fiyatının içinde olmayan kalemleri ve siz hiçbir şey değiştirmeseniz bile altınızdaki platformun dayattığı maliyeti anlatıyor.

Önemli Çıkarımlar

  • "Aynı siteye" gelen teklifler çoğunlukla aynı kapsamın teklifleri olmadığı için ayrışır. Fark bir kâr marjı sorunu değil, bir şartname sorunudur.
  • SSL artık bir kalem değil: Let's Encrypt, "alan adı sahibi olan herkes"in "sıfır maliyetle" güvenilir bir sertifika alabileceğini yazıyor (Let's Encrypt).
  • Bakım isteğe bağlı değil: PHP'nin her sürüm dalı iki yıl etkin, iki yıl güvenlik desteği alıyor ve PHP 8.2'nin güvenlik desteği 31 Aralık 2026'da bitiyor (php.net).
  • Avrupa'ya satıyorsanız erişilebilirlik bir bütçe kalemidir: Direktif (AB) 2019/882, 28 Haziran 2025'ten sonra sunulan hizmetlere uygulanıyor ve e-ticaret hizmetlerini açıkça kapsıyor (EUR-Lex).
  • Sabit fiyat sizi ancak kapsam önce sabitlendiyse korur. Aksi hâlde üstüne evrak eklenmiş bir saat başı sözleşmedir.

Aynı siteye neden beş kat farklı teklif geliyor

Neredeyse hiçbir zaman aynı sitenin teklifleri değildirler. İki teklif, kulağa birebir aynı gelen bir işi tarif edip beş kat farklı fiyatlayabilir; çünkü sessizce farklı sorulara cevap verirler.

Farkın büyük kısmını altı soru açıklar:

  • Tasarım size mi özel, yoksa hazır tema mı? Hazır tema kötü bir seçim değildir; ama iki teklif arasındaki en büyük tek kalem genellikle budur ve ikisi de "modern tasarım" diye yazılır. Hangisi olduğunu sormak zorundasınız.
  • Kaç benzersiz sayfa şablonu var? Sayfa sayısı değil, şablon sayısı. Aynı şablonu kullanan yirmi ürün sayfası bir iştir; yirmi farklı düzen yirmi iştir. Teklifleri "sayfa" üzerinden karşılaştırmak, bu yüzden yanıltıcıdır.
  • İçeriği kim yazıyor? Metin, fotoğraf ve ürün açıklamaları. Bu kapsamda değilse proje bitmez, sizin masanızda bekler. Yayına çıkmayan sitelerin en yaygın sebebi teknik değil, budur.
  • Çok dilli mi? İkinci dil, sayfaların iki katı değildir; ayrı bir içerik iş akışı, ayrı URL yapısı ve hreflang demektir. Sonradan eklenmesi, baştan kurulmasından pahalıdır.
  • İçeriği sonradan kim güncelleyecek? Sizin güncelleyeceğiniz bir site, geliştiricinin güncelleyeceği bir siteden farklı inşa edilir. Yönetim paneli ve içerik modeli gerçek bir iştir; "CMS kurulumu" diye tek satırda geçiştirilemez.
  • Yayın sonrası düzeltmelerin parasını kim ödüyor? Gerçek tarayıcılarda gerçek kullanıcılarla ortaya çıkan hatalar bir ihtimal değil, kesinliktir. Bunların faturalanıp faturalanmayacağı mühendislik değil sözleşme sorusudur.

İki ajansa bu altı soruyu sorun; "birebir aynı" teklifleri aynı olmaktan çıkacaktır. Asıl yararlı egzersiz budur — başlıktaki rakamları karşılaştırmaktan çok daha yararlı.

Bu kararların teknik tarafta ne anlama geldiğini web tasarım rehberi ve özel kodlama mı WordPress mi karşılaştırması anlatıyor.

Hiçbir yapım fiyatının içinde olmayanlar

Siteyi yaptırmak için ne ödersiniz ödeyin, bazı kalemler onun dışında kalır. Bunlar yayımlanmış rakamları olan kalemler; yani bu rehberin kesin konuşabildiği yer burası.

Alan adı ve barındırma. İkisi de yıllık ya da aylık, süregiden taahhütlerdir ve sitenin ömrü boyunca devam ederler. Hangisinin ne işe yaradığı ve neyi neye bağladığı alan adı, hosting ve DNS yazısında jargonsuz anlatılıyor.

Kurumsal e-posta. info@sirketiniz.com alan adıyla birlikte gelmez; ayrı bir abonelik kalemidir ve kullanıcı başına faturalanır. Küçük bir tutar, ama ilk bütçe konuşmasında yoksa sonradan sürpriz olur.

SSL — artık değil. Bu kalemi listeden çıkarmak için buradayız. Let's Encrypt, "alan adı sahibi olan herkes"in "güvenilir bir sertifikayı sıfır maliyetle" alabileceğini belirtiyor (Let's Encrypt). Bir teklifte ayrı bir SSL satırı görürseniz, bunun bir ücret mi yoksa bir hizmet mi olduğunu sorun. İkisi de meşru olabilir; ama sertifikanın kendisinin parası yok.

Satış yapıyorsanız: platform aboneliği ve ödeme komisyonu. Shopify'ın yayımlanmış planları, yıllık faturalamada ayda 19 dolardan (Basic) başlıyor; aylık faturalamada aynı plan 27 dolar. Grow aylık 72 / yıllık 54 dolar, Advanced aylık 399 / yıllık 299 dolar, Plus ise aylık 2.300 dolardan başlıyor. Üçüncü taraf ödeme sağlayıcı kullanırsanız planına göre %2, %1, %0,6 ve %0,2 ek komisyon uygulanıyor (Shopify). WooCommerce'te eklentinin kendisi ücretsizdir ama barındırma, ödeme ve eklenti tarafında kendi kalemleri vardır — ikisi arasındaki gerçek farkı WooCommerce, Shopify ve özel geliştirme karşılaştırması ayırıyor.

Ücretli tema ve eklenti lisansları. WordPress tarafında bunlar çoğunlukla yıllık yenilenir ve yenilenmediğinde güncelleme almayı bırakırlar. Güncelleme almayan bir eklenti, ücretsiz bir eklenti değildir; ertelenmiş bir sorundur.

İçerik. Metin, fotoğraf, ürün görselleri. Kapsamda değilse bir maliyeti yok demek değildir; maliyeti sizin zamanınızdır ve genellikle en pahalı olan odur.

Kimsenin fiyatlandırmadığı maliyet: altınızdaki platform hareket ediyor

Bu bölümü müşterilerin imza atmadan önce duymasını en çok istediğimiz bölüm; çünkü bitmiş bir siteyi bitmemiş bir taahhüde çeviren şey bu.

Bir web sitesi bir bina değildir. Kendi takvimiyle eskiyen bir yazılım yığınının üstünde durur.

En somut örneği PHP. PHP'nin her sürüm dalı iki yıl etkin destek alıyor — bu süre içinde hatalar ve güvenlik açıkları düzenli sürümlerle kapatılıyor — ardından yalnızca kritik güvenlik açıklarının kapatıldığı iki yıl daha geliyor; toplam dört yıl. PHP 8.2'nin güvenlik desteği 31 Aralık 2026'da bitiyor (php.net).

Bunu bir bütçe kalemi olarak okuyun. WordPress ya da WooCommerce üzerinde duran her site bir PHP sürümünün üstünde çalışıyor ve o sürümün bir son kullanma tarihi var. Siteniz o tarihte bozulmaz — asıl tuzak bu. Gayet iyi çalışmaya devam eder. Sonra bir gün, artık yamalanmayan bir açık çıkar ve o açık sizin sitenizde durur.

Aynı mantık tema ve eklenti güncellemeleri, tarayıcı davranış değişiklikleri ve platform sürüm yükseltmeleri için de geçerli. Hiçbiri sizin üründe yaptığınız bir şeyden kaynaklanmıyor. Neyin gerçekten bakım kapsamına girdiğini web sitesi bakımı yazısı kalem kalem açıyor.

Yani "siteyi ayakta tutmak ne tutar" sorusunun rakamı olmasa bile bir biçimi var: bir sürüm son tarihi geldiğinde yetkin birinin hazır olması ne tutuyorsa o.

Avrupa'ya satıyorsanız erişilebilirlik artık bir bütçe kalemi

Türkiye'den Avrupa'ya satan bir işletmeyseniz bu satır sizin için.

Avrupa Erişilebilirlik Yasası — Direktif (AB) 2019/882 — 28 Haziran 2025'ten sonra tüketicilere sunulan hizmetlere uygulanıyor ve kapsadığı hizmetler arasında e-ticaret hizmetlerini açıkça sayıyor: "uzaktan, internet siteleri ve mobil cihaz tabanlı hizmetler aracılığıyla, elektronik yollarla ve tüketicinin bireysel talebi üzerine, bir tüketici sözleşmesi akdetmek amacıyla sağlanan hizmetler" (EUR-Lex).

Bütçe açısından önemli olan nokta şu: erişilebilirlik, yapım sırasında hesaba katıldığında büyük ölçüde bir tasarım ve işaretleme disiplinidir. Site bittikten sonra geri dönüp eklendiğinde ise bir yeniden yapım kalemidir. Aynı sonuç, iki farklı fiyat. Hangi gereksinimlerin gerçekte neyi değiştirdiğini web erişilebilirliği yazısı anlatıyor.

Bir teklifte erişilebilirlikten hiç söz edilmiyorsa, bu onun ücretsiz olduğu anlamına gelmiyor. Kapsamda olmadığı anlamına geliyor.

Hız bir özellik değil, bir kapsam kararı

Teklifler "hızlı site" yazar; hız ise tek bir kalem değildir. Görsellerin nasıl işlendiği, yazı tiplerinin nasıl yüklendiği, üçüncü taraf betiklerinin kaç tane olduğu ve sayfanın sunucuda mı tarayıcıda mı oluşturulduğu — hepsi mimari kararlardır ve hepsi fiyata girer.

Bunları sonradan düzeltmek, baştan doğru kurmaktan pahalıdır; çünkü çoğu, üzerine başka şeyler inşa edildikten sonra değiştirilmesi zor olan kararlardır. Core Web Vitals yazısı hangi ölçütün gerçekte neyi ölçtüğünü ve nasıl düzeltildiğini açıklıyor.

Pratik sonuç: teklifte "hızlı" sıfatını gördüğünüzde, hangi ölçütün hangi eşikte hedeflendiğini ve teslimde bunun nasıl doğrulanacağını sorun. Ölçülebilir bir eşik veremeyen bir hız vaadi, bir vaat değildir.

Sabit fiyat, ancak kapsam önce sabitlendiyse korur

Sabit fiyatlı sözleşmeler müşteri koruması olarak satılır ve öyle de olabilirler. Ama koruma etiketten değil sıradan gelir.

Hâlâ hareket eden bir kapsama iliştirilmiş sabit fiyat, üstüne evrak eklenmiş bir saat başı sözleşmedir: her değişiklik bir pazarlığa dönüşür ve siz o pazarlığı, çoktan bağlandığınız bir projenin içinden yaparsınız.

Fiyatı önce sabitlemenin asıl değeri şudur: her kapsam kararını, kararların hâlâ ucuz olduğu tek haftaya sıkıştırır — şablonlar çizilmeden, içerik modeli kurulmadan, üzerine hiçbir şey inşa edilmeden önce. O hafta rahatsız edicidir. Aynı zamanda projenin en yüksek kaldıraçlı haftasıdır.

Kendi fiyatlandırmamızın kapsam ile bedeli sözleşmede birlikte sabitlemesinin sebebi bu.

İmzalamadan önce sorulacaklar

Bizimki de dâhil her teklifi kısa bir listeyle değerlendirebilirsiniz. Bu soruların hiçbiri teknik bilgi gerektirmiyor.

  1. Kapsamda tam olarak ne var — teslimde tek tek işaretleyebileceğim bir liste hâlinde? Sıfatlarla anlatılıyorsa o kapsam değildir.
  2. Kaç benzersiz şablon var? "Sayfa sayısı" cevabı bu soruyu cevaplamaz.
  3. Tasarım özel mi, hazır tema mı? İkisi de meşru; hangisi olduğunu bilmemek değil.
  4. İçeriği kim yazıyor ve fotoğrafları kim sağlıyor?
  5. Alan adı, barındırma ve e-posta kimin hesabında duracak? Cevap ilk günden "sizin" olmalı — kodun ve hesapların sahipliği sonradan pazarlık edilecek bir şey değildir.
  6. Yayından sonra ne kapsanıyor ve ne kadar süreyle? Sürüm güncellemeleri dâhil mi?
  7. Neler dâhil değil? Listedeki en yararlı ve en az sorulan soru. Buna net cevap veremeyen bir teklif yeterince düşünülmemiştir.

Bir teklif bu yedisini eveleyip gevelemeden cevaplıyorsa, üstündeki fiyat bir şey ifade eder. Cevaplayamıyorsa, o fiyat takım elbise giymiş bir tahmindir.

Kısaca

Bir web sitesi, kapsamı ne tutuyorsa onu tutar; artı alan adı, barındırma ve e-posta gibi süregiden kalemler; artı satış yapıyorsanız platform ve ödeme komisyonu; artı altınızdaki yazılım eskidiği için işleyen bakım. Kapsamınızı bilmeden size kesin rakam veren tahmin ediyordur; beş kat aralık veren ise konuşmayı erteliyordur.

Biz kendimizinkini yayımlıyoruz: web sitesi fiyatları sayfamız her sabit fiyatın neyi kapsadığını ve neyi kapsamadığını yazıyor.

Kendi kapsamınız için gerçek bir rakam istiyorsanız, ne yaptırmak istediğinizi anlatın — ve ihtiyacınız olanın istediğinizden küçük olduğunu düşünürsek, bunu teklif verdikten sonra değil önce söyleriz. Fiyat sormadan önce kapsamı netleştirmek isterseniz, web sitesi kurma yazısındaki yedi adım bunu kolaylaştırır.

Bir fikriniz mi var?

Kısa bir görüşmede kapsamlandırıp sabit fiyat verelim.

Proje başlat →